Tevhid; kelime anlamıyla “birlemek” demektir ama hakikatte hayatın tek bir merkeze bağlanmasıdır.
1. Allah’ı İlah Olarak Birlemek: Sadece “Allah vardır” demek yetmez. Tevhid; yaratmanın da, hükmetmenin de, rızık vermenin de sadece Allah’a ait olduğunu kabul etmektir. Göklerin ve yerin anahtarı O’nun elindedir.
- “Lâ İlahe İllallah” Sırrı: Bu cümle bir reddedişle başlar: “Lâ” (Hayır!).
Tevhid önce hayır demektir. Paraya, makama, sahte markalara, zalim güçlere ve nefsin arzularına “Hayır” demeden “İllallah” (Ancak Allah) diyemezsin. Tevhid, kalpteki bütün sahte putları devirip yerine sadece Allah’ın rızasını koymaktır. - Hüküm Yalnızca Allah’ındır: Hayatın her alanında; ticarette, ahlakta, sokakta ve evde Allah’ın dediğinin üstüne söz söylememektir. “Dünya benim, kuralı ben koyarım” diyen zalimlere karşı, “Dünya Allah’ındır, kuralı O koyar” demektir.
- Rızık Endişesini Bitirmektir: Tevhid ehli bilir ki; rızkı veren patron, şirket veya boykot ettiğimiz o dev markalar değildir. Rızkı veren Er-Rezzâk olan Allah’tır. O yüzden Tevhid, kula kul olmamak, tam bir hürriyete kavuşmaktır.
- Parçalanmaz Bir Bütünlük: Namazda Allah’ın huzurunda durup, camiden çıkınca zalimin kuralına göre yaşamak Tevhid değildir. Tevhid; secdedeki duruşu sokağa, alışverişe ve her işe taşımaktır.
Özetle Tevhid: Kâinattaki her zerrerenin Allah’ın kontrolünde olduğunu bilmek, O’ndan başka galip, O’ndan başka sığınılacak kapı olmadığını tasdik etmektir.
“Lâ Galibe İllâllah” – Allah’tan Başka Galip Yoktur!
“Allah’tan başka dostlar edinenlerin durumu, kendisine bir yuva yapan örümceğin durumu gibidir. Halbuki yuvaların en dayanıksızı, kesinlikle örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi!” (Ankebut, 41)